18.2.12

Venedik festivali

Venedik'e kış kış kimsenin yolu düşer miydi festival olmazsa bilinmez, ama geçtiğimiz iki hafta içinde ikinci kez düşürdüm ben yolumu, insanların devinimlerini ve yaratıcılıklarını izlemek eğlenceli geliyor. Zati Venedik'in kanallarında dolanmak bana yeterince garip bir his veriyor, yahu sokaklar nerede duygusu sanırım bu. Sağda solda çekilmiş bir kaç kare fotorafı ekledim picasaya, albumun adını da venedik sokakları koymuşum ama kanalları olmalıymıs sanırsam: https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/VenedikSokaklari?authkey=Gv1sRgCKmUlZvF7LP5Yg#slideshow/5710099985627617810

İlk gidişimde açılış günüydü, benim güzellik kraliçesi seçtiklerini iddia edip komik duruma düşmekten kendimi alamayacağım bir yürüyüş yapılmaktaydı. Aslında durum şuydu güzel güzel kızları dört kolluya oturtmuşlar, dörder dörder oğlanlar taşıyıveriyolardı taa San Marco meydanın deniz kıyısından sahneye kadar, hava da bi soğuk, çocukların gıkı çıkmadı maşallah.  Sonra anlayamadığım ve turistlerin de pek anlayamadığını varsaydığım bir şekilde sahnede kızları halka takdim ettiler. Bu kısmı sıkıcıydı, sahnedekiler bile esniyordu, elimde kanıt var, bkz karnaval fotoları.

Yürüyüşün benim için en enteresan yanı hiç üşenmeyip koca koca teyze ve amcaların giyinip süslenip mini kortej de yerlerini almalarıydı, sanırsam onların çoğu yerliydi. Bir yerli ile turisti ayırt etme algoritması geliştirmeye çalıştığım sanılmasın, ancak bazen köpeği olanları, ya da turistlerden kendisine taksi sırası gelmediği için çamaşır makinesini kendi taşıyan adamı yerli olarak etiketliyorum. Benim gibi derdini anlatmak için parmakla işaretleyip duranlar da turist oluyor. İşaret parmağımı bu ülkede daha da bir sever oldum. Adını bilmediğim ama tadına doyum olmayan çikolata, tatlı ve yemekler hep bu şekilde vitrinlerden elime ulaşıyor.

İkinci sefer de bu cumartesiydi, ama bu sefer festivalin sonu yaklaştı diye aşırı kalabalıktı, ben biraz darlandım,  Venedik'in daracık daracık sokaklarında klostrofobik anlar yaşadım, neyse etrafta beni oyalayacak binbir çeşit insan ve obje olunca sorun biraz olsun hafifledi. Festivalin kostümlü karelerine bir göz atmak isterseniz: https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/VenedikFestivali?authkey=Gv1sRgCLCc14CVqaKXogE

Şimdi çikolata demişken Venedik'in bu konuda kalbimde özel bir yeri var artık, Rosa Salva'nın bir pastanesi var, oradaki çikolatalara bakmaya doyamadım, vallahi sadece baktım, giden olursa capucinosu ve içi krema dolu fritellası nefis,  resimler https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/VenedikCikolatalar?authkey=Gv1sRgCPbF46qr8PeJ_wE sayfasında mevcut, rejimde olanlar bakmasın.

Venedik'de toprak yok, ağaç pek yok, tarım yok, bolca turist var, öyle olunca tahmin edilebileceği gibi vitrin olayında kendilerini aşmışlar. Murano'da yapılan güzelim cam işleri kadar, maskeler ve çikolatalar da yerlerini almışlar vitrinlerde.
Bunlardan bol bol çektim, siz de bol bol bakarsınız:

https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/VeneziaMask?authkey=Gv1sRgCMHLg9Pnz_HjGQ

https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/VenedikVitrinler?authkey=Gv1sRgCIuTr-W01MvpSQ

https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/MuranoCamIsleri?authkey=Gv1sRgCI2ElKTkwpi-iwE