Geçen hafta Floransa'ya 10 yıl aradan sonra tekrar gittim, kulağımda kardeşimin o sokaklarda dolanırken bana söyledikleri, yine aynı eldivenci vitrini, yine gece, yine kapalı dükkan, yine ilk gördüğüm zamanki kadar güzeller, ama hayatımda ilk kez renkli deri eldiven görüyormuşum gibi değil, on yıl önce öyleydi oysa. 'Dönemiycez Türkiye'ye, paramız kalmıycak, sen eldiven bakıyosun. Önce bir dönüş bileti alsaydık bari'. Yine baktım :)
O zaman yazdı, şimdi kış, yine soğuk. Kış floransa vitrinlerinde bitiyor mu peki? Yok bitmiyor, yazlık elbiselerin altına giydirdikleri sandaletlerin içinde çorap var, hem de bu Chanel vitrini, herkesin içi üşümüş, ya da bunlar akdenizli diil kuzey avrupalı. Bit kış bit, gel yaz gel. Haydi hep birlikte güneş duasına...
Şimdi kızlar için vitrinler... https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/Moda?authkey=Gv1sRgCMKfrubHyOXh_QE Beyler sizde bakabilirsiniz kadınlar bunlara mı para veriyor diye. Floransa'da vitrin işi sanat işi, Ankara'ya hiç benzemiyor. Benim çektiğim resimler vitrinlerin yanında ezik kalıyor ama napalım... Benimkiler bakmalık, almalık değil.. Bir de biblolar var vitrinlerde, onlar da burda:https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/FloransaCiciliBiciliVitrinler?authkey=Gv1sRgCNj-2uD23pKv4AE
Bu şehirde vitrinler dışında değişen bi şey olmuyor sanırım, örneğin David yine harika, formundan hiç bir şey kaybetmemiş, ben 10 yıl önceki kadar çıtır değilsem de, o yine taş gibi. Hem de 500 yıldır öyle, ölümlü olmak bana koymaya mı başladı ne :( David taş tabi. Bu çıplak adamın peşinde bir gün rahat harcanır, şehrin farklı farklı yerlerine koymuşlar heykelleri. Biri dağın başında (ki çıktığınıza değiyor Michelengelo tepesine), biri şehrin en işlek meydanında ve sonuncusu da süzülen gün ışığı altında galeride. Herbiri çok mu çok güzeldi. David için bir albüm hazırladım. https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/FloransaDaCiplakBirAdaminPesinde?authkey=Gv1sRgCIum3qvbs9r3zAE
İyi ki de tepeye koymuşlar heykelin birini, manzara harika buradan:
https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/MichelangeloTepesi?authkey=Gv1sRgCJXKqtS-u8m1KA
Turistik açıdan David kadar önemli bir figürde köprü, eskiden dericilerin tabakhane olarak kullandığı, günümüzde kuyumcuların tekeline geçmiş bu köprüyü gece fotoraflamak hiç de iyi bir fikir değilmiş en azından kış bitene kadar, güneşli bir günde tekrar fotorafladım, o zaman gözüme daha bir şirin göründü. https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/Kopru?authkey=Gv1sRgCMPgrZPJ94_yhAE
Şimdi Venedik'e yazdık, çikolatalar şöyle güzel diye, duymuşlar bi fuar da buraya açmışlar, vallahi bunlardan da hiç yemedim, sizler için fotorafladım. https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/FloransaCikolataFuari?authkey=Gv1sRgCO3NrKqsh_yqSQ. Sanırım sevgililer günü dolayısıyla bir haftalığına resimlerdeki meydana konuşlanmışlar, ya da tamamen bir rastlantı. Yani venedikdeki festivale gidemeyenleri burada idare ederiz biz durumu.
Hımm, tabi onları yemediysem de bunları yedim. https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/Gilli?authkey=Gv1sRgCLi3woOz5u6clwE. Yolunuz düşerse bu kafeye mutlaka gidin, adı Gilli, çalışanları pek bi aristokrat, çikolata veren kadının bu işi yaptığını tahmin etmek güç, ama mamalar num num...
Şimdi anneciğim çikoltayla besleniyorum diye meraklanmasın diye japonlar gibi yemeklerimi de çektim koydum bu albüme: https://picasaweb.google.com/105621744505138367787/YemeIcme?authkey=Gv1sRgCKPv0uP-rLKIYQ Benim yemek resmi çekmekle ilgili ciddi bir sıkıntım var, yemek gelince en fazla bir kez basabiliyorum deklanşöre, sonra başlıyorum yemeye. Fotolar kötü ama yemekler iyi, Mammia'da yediğim tavuk aslında sıradan, evde de yapardım ben onu diyeceğim türden, ama sarımsak, domates ve zeytınyağı üçlüsü kullandıklarından menulerinden anlamadığınız bir ülkede hayat kurtaracak kadar lezzetlidiydi. Taratoria Carroze de yediğim yemekleri evde yapamazdım, ne odun ateşim var, ne de Ankara'da o deniz ürünlerinin hepsini bulabilirim. Adamlar işlerini iyi yapıyorlar ya da sadece ben şanslıyım.
Cok yiyici görüdüm çok. Burada duruyorum....
Sonraki duraklarda görüşmek üzere...